Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

12 Haziran 2015 Cuma

Manolis Angelopoulos - Ta Mavra Matia Sou


Parçaların birbiriyle, her parçanın bütünle ve bütünün parçalarla olan ilişkilerin ahenkli ritmidir, Epifani


Rüzgârların sürüklediği güzel, niçin güzelliğinin mirasını Varlığına, hazzına harcıyorsun? Karşılıksız vermez hiçbir zaman doğa, ödünçtür onlar sadece: Sözünü sakınmadan o özgürlüğün yolundan gidenlere rehberlik eder: Ondandır, güzelliğin anahtarı, Sana ihsan edilen sonsuz doğurgan olanı İstismar etmenin çekiciliğinde kaybolmak nedendir? Vermen için verilmişti sana. Karın çekiciliğinde kaybolmuş kullanıcı, o her şeyin özü ve kendisi olanı Niçin tüketiyorsun yaşatmak varken canı? Yalnız kendinle dolusun meşgalen seni tüketirken Kendini aldatmaya ne kadar da meraklısın? Kendini aldatmaya o kadar can atıyorsun ki Vaktin geldi diye daimi yuvana alsa seni doğa, Vereceğin hesapta kendinden kaçmadan vereceğin hediye nedir ki sözün hakikatine? Faydasız güzellik ancak gömülmeye yarar seninle, Eyleme dökersen canını, ardından gelendir ruhunun sözcüsü anlamın sahibi.

kaynak...tsde.org

Akıl oyunları





replik...


Mutlu olmak her şeyin yolunda olması demek değildir. Mutlu olmak, görmezden gelme konusunda ustalaşmak demektir.


Gerçekçilik Açısından Kafka


O, vazgeçmeyen, halin umutsuzluğunu hiçbir za­man bir kendini bırakma olarak kabul etmeyen bir insandır. Doğru ve temiz, insanların büyük Yasa’sına uygun bir varlık bulunabileceğine dair yıkılmaz. İnan­cı ile ve daima sağlığa, büyüklüğe, hayata karşı duy­duğu aşkla her şeyin anlamını arar.

Sporcu. kürekçi, yüzücü, binici olan Kafka, ha­yatın karanlık tarafını aramaz; hayranlık duyduğu, hayata sımsıkı bağlı insanlara, “bu dünyanın gerçek yurtdaşlarına” Carnets’ de şöyle seslenir: “Umutsuzluğa düşme, hatta umudunu yitirmediğin şeylerden bile; sen, olanaklarının sonunun geldiğini sanırken bakarsın yeni güçler belirir. Yaşamak denilen şey de budur.


“Yağmura bırak kendini; bırak yağmurun çelik okları vücudunu delip geçsin … ve
herşeye rağmen orada kal; seni ansızın sonsuz ışığına boğacak olan güneşi dimdik
bekle.” 


 roger garaudy

Neden yalnız kalabilmeliyiz: Tarkovski’den tavsiyeler

İnsanlara ne söylemek istersiniz?
Bilmem… Sanırım yalnız olmayı öğrenmeleri gerektiğini ve kendi başlarına mümkün olduğu kadar çok zaman geçirmek için uğraşmalarını söylemek isterim. Bugünün gençlerinin hatalarından biri gürültülü, bazen neredeyse agresif etkinliklerde bir araya gelmeye çalışmaları. Kendini yalnız hissetmemek için bu başkasıyla beraber olma arzusu bence çok talihsiz bir  gösterge. Her insan çocukluktan itibaren kendiyle zaman geçirmeyi öğrenmeye ihtiyaç duyar. Yalnız olması gerekmez ama kendiyle kaldığında sıkılmamalıdır. Kendi kendine kaldıklarında sıkılan insanlar bana kendilerine verdikleri değer açısından bir tehlikenin içindeler gibi gelir.
kaynak... koltukname.com

Tesirsiz Parçalar

Değer Yüklemesi

Bir insana verdiğiniz değerin, onun gerçekten değerli olmasıyla ya da bunu hak edip etmemesiyle hiç ilgisi yoktur. Değer vereceğiniz insanları kendiniz seçersiniz ve bunu yaparken çoğu zaman ne durumda olduklarına aldırmazsınız. Bunun adı tam olarak ‘değer yüklemesi’dir. Yani ona verdiğiniz değerin kaynağı siz olduğunuz için; asıl değerli olan, karşınızdaki değil, sizsinizdir. (…) Birine, gereğinden fazla değer verirseniz eğer; artık sürekli kendinizden verdiğiniz için, siz değer kaybetmeye başlarsınız ve onun gözünde, ona verdiğiniz değer ölçüsünde değersizleşirsiniz. Soylu ve tutkulu başlayan pek çok yakınlaşmanın, son derece sefilce sonlanmasının en büyük nedeni de işte bu durumdur.