Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

5 Nisan 2015 Pazar

Her şey insanca olmalı


Bir yerimiz varsa bu dünyada
Her şey insanca olmalı
Sevmek de / yaşamak da / ölmek de

Bu üç dizelik şiiri, yıllar önce hangi duygu ve düşüncenin etkisiyle yazmışım, anımsamıyorum; ancak günlük yaşamda karşılaştığımız kimi olumsuz olaylar, bizi bu tür tepkilere her zaman yönlendirebilir.
Bu dizelerdeki kilit sözcük “insanca”. Bu sözcüğü herkes farklı bir yaklaşımla yorumlamaya çalışsa da, kendi payıma, en özlü olarak “insan onuruna yakışan” sözleriyle açmak istiyorum. Söze girmeden, Edip Cansever’in, Aşklar İçinde şiiri içinde yer alan şu dizeleri de okuyalım:

Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak
Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.
İster düşünürlerin görüşleriyle güçlendirelim, ister bilimsel verilerle destekleyelim, isterse dinsel öğretilerin ışığında ele alalım, tüm eksikliklerine karşın, insan yeryüzünün en yetkin varlığı! Düşünür, yaratır, yok eder, sürekli geliştirdiği bilimsel ve teknolojik gücüyle doğayı ve başka insanları egemenliği altına almaya çalışır... En önemlisi, kendi çıkarını göz önünde bulundurarak, tüm eylemlerini bilinçli olarak yapmış olmasıdır. Kimi zaman içgüdülerinin dürtüsüyle hareket etse de, sonuçta düşünce ve duygularının etkisiyle istediği sonuca ulaşabilmek için her türlü çabayı gösterir.
Görüş ve öğretilerin tüm olumlu ve olumsuz nitelendirmeleriyle ele alacak olursak...
İnsan, “Tanrı’nın suretinde yaratılmıştır”, düşünür ve düşündüklerini uygular, dünyanın en akıllı varlığıdır, yaratıcıdır, her türlü gelişmeye açıktır...
Tüm olumlu niteliklerine karşın, ilk çağlardan bu yana hayvansal dürtülerin etkisi altındadır, çoğu zaman tutkularının tutsağıdır, çıkarlarının peşinde koşmaktan geri kalmaz, savaş ve savaşımlarında ilkelliğini sürdürmektedir...
Bu listeyi sayfalar dolusu çoğaltabiliriz, ama benim söylemek istediğim tüm olumlu ve olumsuzluklarına karşın, bir ömrün insanca yaşanması gerektiğidir. Duygularımız, düşüncelerimiz, davranışlarımız, ilişkilerimiz, yaşam tarzımızla insan onuruna yakışır bir şekilde... Biliyorum, bu sözlerimle kendi kendimle çelişkiye düştüğümü söyleyebilir, şöyle de sorabilirsiniz:
Olumlu yanlarımıza bir diyeceğimiz yok; ama olumsuz yanlarımızla önce kendimize, sonra da başkalarına nasıl insanca bir yaklaşım gösterebiliriz?
Bana göre konunun en önemli noktası, beklediğimiz yaklaşımın, duygu, düşünce ve davranışlarımızla, öncelikle bizim tarafımızdan gösterilmesidir. Karşımızdaki insanın zekâsı, sosyal ve eğitim düzeyi, inancı, yaşam tarzı, erdem anlayışı ne olursa olsun, katılmasak da saygı göstermemiz gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.
Bu hoşgörülü yaklaşımın, toplumda yaygınlaşmasıyla, daha insanca bir yaşama adım atabileceğimize inanıyorum.
 Avram Ventura