4 Aralık 2014 Perşembe

Theo'ya Mektuplar

 
Bir akşam, bomboş deniz kıyısı boyunca yürüyüşe çıktım. Neşeli değildi
ama kederli de değildi, yalnızca çok çok güzeldi. Gökyüzünün derin
mavisi üstünde benek-benek bulutlar vardı -kimisi, yoğun kobaltın temel
mavisinden daha koyu bir mavi, kimisi de, Samanyolu’nun ak mavisini andıran
daha açık maviydi. Bu mavi derinlikte yıldızlar ışıl ışıldı; yeşilimsi, sarı,
beyaz, pembe, yıldızlar bizim orada olduğundan, hatta Paris’te olduğundan
daha parlak, daha bir mücevher gibi yanıp sönüyorlardı: sanki opaller,
zümrütler, yakutlar, safirler saçılmıştı gökyüzüne.

Deniz ise çok derin bir lacivertti -kıyı, biraz eflatun, biraz koyu pas ya
da kuru yaprak rengi bana sorarsan, kum tepeciklerinin (aşağı yukarı altı
metre var bunların yüksekliği) üstünde ise Prusya mavisi birtakım çalılar...
Yarım sayfalık desenlerin yanı sıra bir de büyük boy desen çizdim.


Şimdilik hoşçakal, ellerini sıkarım.
Senin,
Vincent

Arles, Temmuz ortası, 1888
vincent van gogh