26 Ekim 2014 Pazar

Cehennem Deresi


Sevgili Gülsen Varol, inanın hiç sıkılmadan kitabınızı okudum. Öyle yalın bir dille yazılmışki sonrasının ne olacağı heyecanıyla kendimi kaptırmışım  sanki radyoda arkası yarın edasıyla okudukça okudum okudukça okudum bi anda kitabın bittiğini şu cümlemle fark ettim ..oldu mu  şimdi?
Herkese tavsiye ediyorum lütfen okusunlar içeriği o denli zengin ki her şey var duygu,aşk, sevgi hüzün dedim ya her şey..Ben o kocaman yüreğinize çok çok çok teşekkür ediyorum zira yürekten yazmış olduğunuz bu mükemmel kitabınızı verdiğiniz zamana, emeğe, kaleminize sağlıkla yine yeniden teşekkürlerimle çok içten sevgilerimle esenlikler diliyorum. Saygılarımla

Gülsen Varol, emekli müzik ve İngilizce Öğretmeni. Kültür Bakanlığı ve TDK tarafından ödül verilen şiirleri var. "Hasret Senfonileri" -  " Bende Kalanlar" - "Velhasıl"  adında üç şiir kitabı olan yazarın, "Cehennem Deresi",  "Albümdekiler" den sonra yazdığı ikinci romanı. 


Kız Arkadaşlar

Sıcak nemli bir günde evli genç bir kadın koltukta oturmuş, ziyaretine gittiği annesiyle buzlu çay içiyordu. Hayat, evlilik, hayatın yüklediği sorumluluklar ve yetişkinliğin getirdiği yükümlülükler hakkında konuşurlarken, anne bardağındaki buzları düşünceli bir şekilde birbirine tokuşturdu ve dönüp kızına ciddi bir bakış attı.

"Kız arkadaşlarını unutma" diye tavsiyede bulundu, çay yapraklarını    bardağın dibine doğru daldırarak 'Yaşın ilerledikçe senin için daha önemli olacaklar, kocanı sevsen de, çocuklarını ne kadar çok sevsen de önemi yok,    yine de kız arkadaşlarına ihtiyaç duyacaksın. Onlarla şu anda ve daha sonra   bir yerlere gitmeyi ihmal etme, onlarla birşeyler yap ve kız arkadaşlarını    hatırla onlar sadece arkadaşların değil, senin kardeşlerin, kızların ve diğer akrabaların aynı zamanda. Diğer kadınlara ihtiyaç duyacaksın'  dedi.


"Ne kadar komik bir öğüt" diye düşündü genç kadın. 'Daha yeni evlenmedim mi ? Çift dünyasına yeni katılmadım mı? Artık ben evli kadınım. Tanrı aşkına, yetişkin bir kadınım, kız arkadaşlarına ihtiyaç duyan bir genç kız değilim. Eminim ki kocama ve aileme hayatımı harcamak, ihtiyaç duyduğum tek şey olacak'  
Ama annesini dinledi ; kız arkadaşlarıyla iletişim kurmaya devam etti ve her geçen yıl buna daha çok vakit ayırdı. Yıllar geçtikçe , annesinin kendisine dediklerinin ne anlama geldiğini , bildiğini anladı Zaman ve koşullar değiştikçe ve kadın üzerindeki gizemini göstermeye başladıkça, kız arkadaşları, kendi hayatının başlıca dayanağı oldu.  
Bu dünyada yıllarca yaşadıktan sonra işte öğrediğim şey :
Zaman geçiyor.
Hayat akıyor.
Mesafe ayırıyor.
Çocuklar büyüyüyor.
Aşk büyüyor ve azalıyor.
Kalpler kırılıyor.
Kariyerler son buluyor.
İşler geliyor ve gidiyor.
Ebeveynler ölüyor. Erkekler arayacaklarını söyleyip aramıyor.  
Ama kız arkadaşlar hep oradalar, aranızda ne kadar zaman ve kaç km olduğu önemli değil. Bir kız arkadaş, hiçbir zaman ona ihtiyaç duyduğunuzdan daha uzak değildir. Yalnızlık vadisinde , yalnız ve kendiniz için yürümeniz gerektiğinde ,kız arkadaşlanız vadinin kenarında  sizi alkışlayarak, sizin için dua ederek, sizi çekerek, vadinin sonunda kollarını açarak sizi bekliyor olacak.Bazen kuralları çiğneyecek ve yanında yürüyecek, ya da içeri gelecek ve seni dışarı taşıyacak. Benim kızım, kız kardeşlerim, annem, teyzelerim, yeğenlerim, kuzenlerim, bütün diğer ailem ve arkadaşlarım hayatımı koruyor. Dünya onlar olmadan aynı olmazdı ve tabi bende.
Kadınlık denen bu maceraya başladığımız zaman, önümüzde uzanan bu inanılmaz sevinçler ve kederler hakkında hiçbir fikrimiz yoktu, birbirimize ne kadar ihtiyaç duyduğumuz hakkında olmadığı gibi. Hergün hala birbirimize ihtiyaç duyuyoruz.