20 Ekim 2014 Pazartesi

Atatürk için 1976 yılında UNESCO tarafından alınan karar

Hala onun devrimlerine ve bize emanet etmiş olduğu en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyetine kızgınlığı olan anlamamış kesimin dikkatine sunmak isterim.

ATATÜRK KİMDİR
Yıl 1976 UNESCO, üyelerine bir öneriyle gelir. Öneri paketindeki bir cümleyi sizlere okumak istiyorum.

Diyor ki "Bu gün UNESCO'nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası Mustafa Kemal'dir."
Öneri nedir?
Öneri ise onun doğumunun yüzüncü yılında, 152 üyesi vardı, UNESCO'nun 152 ülkenin devletleri aynı anda kutlasın önerisidir.
Birden İsveç delegesi ayağa kalkar ve şöyle söyler:

"Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?" şeklindeki kinayeli sözlerine, Rus delegesi ayağa fırlar yumruğunu masaya vurur, ve 152 ülkenin delegelerine aynen şöyle söyler; "Genç delege arkadasım hatırlatmak isterim ki ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu bir yıl anmayi her ülke her
problemimizde çare olarak aramaliyiz" sözlerini döktürtebilen bir Mustafa Kemal.

Sonra ne mi olur? UNESCO tarihinde ilk ve tektir hiç negatif oy yok, hiç çekimser oy yok 152 ülke şu metne imza atar; hani İsveç delegesi demişti ya "ne yani" diye. O İsveç delegesi bu imzanın atıldığı gün mikrofona gelir ve aynen şunları söyler;

"Ben ATATÜRK'ü inceledim bütün ülkelerden özür diliyor ilk imzayı ben atıyorum" diyecektir.
İşte o muhteşem belge diyor ki;

"ATATÜRK KİMDİR; ATATÜRK ULUSLARARASI ANLAYIŞ, İŞBİRLİĞİ, BARIS YOLUNDA ÇABA GÖSTERMİŞ ÜSTÜN KİŞİ, OLAĞANÜSTÜ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR İNKİLAPÇI, SÖMÜRGECİLİK VE YAYILMACILIĞA KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDER, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, BÜTÜN YAŞAMI BOYUNCA İNSANLAR ARASINDA RENK, DİL, DİN, IRK AYIRIMI GÖSTERMEYEN, EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU"

Var mı ? böyle bir metin! Bir filozof der ki "bir ülke için kıstas aradığınız zaman o ülkenin en buyuk liderini gözden geçirin." şu anda kıstas arayan ülkelere sanıyorum bundan daha iyi bir metin gösteremeyiz. İşte bu metin 152 ülke tarafından imzalanmıstır. Eşi olmayan devlet adamı metni.

(Prof. Dr. İlnur Güntürkün KALIPÇI'nın yazısından)

Sağırın Hasta Ziyareti


İyi kalpli sağır adam, bir gün komşusunun hasta olduğunu öğrenir. Kendi kendine:
 -Komşum hastalanmış, onun ziyaretini yapmam, hal ve hatırını sormam lazım. Ama ben sağır bir adamım, o da hasta, sesi çıkmaz. Zaten hastaya malum şeyler sorulur, malum cevaplar alınır.
Ben nasılsınız diyeceğim, o iyiyim, teşekkür ederim diyecek. N yiyorsun dersem, elbette bir yemek ismi söyleyecek, ben de afiyet olsun derim. Doktorlardan kim geliyor, diye sorarsam, bir doktor adı verecek. 
Ben de iyi doktordur derim, olur biter diye düşünür. Hastayı ziyarete gider, başucuna oturur:
 -Nasılsınız? diye hal hatır sorar.
Hasta inleyerek:
 -Ölüyorum! diye cevap verince, sağır adam:
 -Oh oh, çok memnun oldum, diye karşılık verir. Hasta:
 -bu ne demek, adam ölümüne memnun olunur mu? diye kızar.
Sağır tekrar sorar:
 -Ne yiyip ne içiyorsun?
Hasta kızgınlıkla:
 -Zehir! der.
Sağır onun bir yemek ismi söylediğini sanarak:
 -Afiyet olsun ! diye karşılık verir.
Hasta büsbütün çileden çıkmıştır. Sağır adam sormaya devam eder. Tedavi için doktorlardan kim geliyor? Hasta:
 -Hadi be defol!... Azrail geliyor...diye cevap verir. Sağır:
 -Çok bilgin, tecrübeli bir doktordur. İnşaallah yakında bir çaresini bulur... deyince hasta dayanamaz:
 -Kahrol! diye bağırır. Sağır ise komşuluk hakkını yerine getirdiği için çok memnun ayrılır.
 Sağırın yaptığı kıyas yüzünden on yıllık dostu ve hal-hatır sorması hiç olup gitti. Senin duygu kulağın sağırsa, gönül kulağın açık olmalı. Gönül kulağı, her şeyi duyar ve işitir.