12 Ekim 2014 Pazar

Bir Uzun Yol


Anısına Saygıyla...
 
Bir uzun yol
inişli yokuşlu
nerelerden geliyor
bir uzun yol
dikenli taşlı
zorluklarla uçurumlarla dolu
uzaklardan geliyor
bin yılların bataklıkları
yüzyıllar ne canlar yuttu
yağmurlar döküle döküle
sular kıvrıla büküle
sel yatakları yarıntılar
gene de duruldu gökler
günlük güneşlik oldu dünya
ilkeldi ama kardeşlikti
avı kuşu bol dağlar
dallar yemiş yüklü
çok uzaklardan
uzaklardan geliyor
haramın adı yoktu kondu
avlandı alındı satıldı insanlar
gün 18 saat boyundurukta
Spartaküs’le birlikte
Roma’ya yürüdüler
mevsimler boyu kollarda zincir
atlarla birlikte
kırbaç altında
beyler konakta
çiftçiler yarıcı
eski çağlardan
orta çağlardan geliyor
ne çıkması kolaydı
ne inmesi
dağlara yukarı dolana dolana
günler aylardan uzun zindanda
aklın sürekli tutuklandığı çağlar
güneşin önünde kara bulutlar
haydin sefere sefere derdi buyurganlar
uzayıp giden kulluk yılları
düzen güçlülerin düzeni
ne askerlikler seferberlikler biter
ne sorgular işkenceler
baş eğmeyen asılır
çarşıları dar ağaçları doldurur
birbiri ardına ipte çarmıhta kurbanlar
düşüneni konuşanı öldüren teraziler
motorize polis örgütleri
teli telsizli jandarmalar
gün görmeyen hücrelerden
ayazı bol koğuşlardan geliyor
gidecek gidecek bu yol duruşu yok
kimi zaman denizlere varacak
yolcular kulaçlayıp aşacak dalgaları
varsın kıyılar bataklık olsun
dağlar kanlı dikenli olsun
durmadan ulusun çakallar
binbir tuzak kursun haramiler
kim çıkarsa çıksın önüne
kim keserse kesin engellerle
varacak insanlık toplumuna
sende bende orada olacağız herkesle
bitmiş senin benim kavgaları
bitmiş sorgular işkenceler
acılar yok ayrılıklardan
ne çalışmanın köleliği
ne işsizlik cehennemi
ne beylik ne paşalık
bir büyük sofrada kurulmuş
insanların kardeşliği
tokluğa özgürlüğe içeceğiz
şaraplarımızı akşamları
yüzyıllardan bin yıllardan
nice yiğit canların kurban gittiği
bu büyük yol
uzaklardan
çok uzaklardan geliyor.


Anısına ...



Ey zavallı milletim dinle! Su anda hepimiz burada seni kurtarmak için toplanmış bulunuyoruz. Çünkü ey milletim, senin hakkında az gelişmiştir, geri kalmıştır gibi söylentiler dolaşıyor. Ey sevgili milletim! Neden böyle yapıyorsun? Neden az gelişiyorsun? Niçin bizden geri kalıyorsun? Bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın için utanmıyor musun? Hiç düşünmüyor musun ki, sen neden geri kalıyorsun diye düşünmek yüzünden, biz de istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz. Bu milletin hali ne olacak diye hayatı kendimize zehir ediyoruz.

Oyunlarla Yaşayanlar