10 Temmuz 2014 Perşembe

Turgut Özakman


M. Kemal geceleri çok az uyuyor,bir savaş durumu yoksa ,yanında bulunan 
ya da İstanbul'dan getittirdiği kitapları okuyordu...Zaman zaman da kurmaylar ve alay komutanlarıyla  bir araya gelip sohbet ediyorlardı...
Ana konu,Türk aydınlarının,özellikle imparatorluk içinde görevi gereği bir çok yeri bilen,halkı tanıyan,okuyan subayların yüzyıllık konusuydu:Devlet nasıl kurtulur?
Devlet pek çok sorun içinde yüzmekteydi...Zorlukla ayakda duruyordu...Anodolu'yu anavatan yapamamış,imar edememiş,hastaneler ve okullarla donatamamıştı...Büyük askeri depoları,iş yerlerini Anadolu'ya dağıtamamış,İstanbul'da toplamıştı...Halk hemen her konuda ürküntü verecek kadar bilgisizdi...
Hurafeler,mucize ve keramet hikayeleri,cinler,periler,ruhlar,hortlaklar,kuyu anaları,kesik başlar ile birlikde yaşamaktaydı...Kadınların durumu ise çok daha acıklıydı...Çözüm? Herkesin bir reçetesi vardı...M.Kemal'in tek sözcüktü:  AKIL...
Diriliş / Çanakkale şavaşı


MÜRETTEP KOLORDU...
Ağır yaralıları ilk bakımlarını yapıp bulabildiği her taşıtla Eskişehir'e yolluyordu...Hastane kan ve yara kokmaktaydı...Koridor yeni gelen yaralıların yattığı sedyelerle dolmuştu...Gencecik bir er "anacığım" diye inliyordu...Halide Hanım "Savaş denilen ziyafetin mutfağındayız..." dedi,"...Nasıl? Dayanabilecek misin?"Nesrin içi çekilerek,"Çalışacağım efendim" dedi...Ameliyattan çıkmış hastaların koğuşuna doğru ilerlediler...
Şu Çılgın Türkler



İstanbul'da Bir Zürafa


Kaz kafalı diye kime denir?

Tarih sayfalarına bir göz attığımızda bir kaz heykelinin Romalı askerler tarafından her yıl düzenlenen törenlerle taşındığına tanık oluruz...

Akgün Akova bir şiirinde şu soruyu sorar: "Neden V şeklinde uçar yaban kazları..."
Bu soru epeyce düşündürdü beni...Sonunda buldum yanıtını...:Kuşları çok iyi tanıyan askere alınmadan önce onların kırık kanatlarını iyileştiren bir çoban,şavaş alanında nöbet tutarken,çalıların arasından bir ses duyar...Sinsice yapılan bir saldırıyı gerçekleştiren karşı taraf askerlerinin haberleşmek için çıkardıkları bir kuş sesidir duyduğu..Ve ona yardım etmek düşüncesiyle silahını yere koyarak çalıların arasına uzatır ellerini...Tam o sırada bağırmasın diye ağzı bir el tarafından  kapatılır ve kasatura ile boğazı kesilir...

Çobanın hüzünlü hikayesini yanlızca oradan geçmekde olan yaban kazları bilirler...Sürüden ayrılan bir yaban kazı çobanın henüz soğumamış bedenine doğru yaklaşır ve boynunda asılı duran künyede yazılı olan adı okur:Victor,Vladimir,Vicente,Vincenzo,Vakalo,Verlaine yada Veysel...Künye kanla kaplandığı için öğrenemez çobanın adını...Yanlızca baş harfini okuyabilmiştir..."V"

İşde,o günden beri yaban kazları gökyüzünde V harfini çizerek göç ederler!...

Göç ederlerken de,sürünün önünde hep aynı kazın uçmasına izin vermezler...Liderlik sürekli olarak değişir...Bu yüzden,koltuk kapma derdinde olan politikacılara "Kaz kafalı"demek,bu hayvanlara yapılacak en büyük haksızlıktır...


Kendini gerçekleştiren kimselerin en belirgin özellikleri


Gerçeği Olduğu Gibi Algılayabilme: Arzu , beklent i ve önyargıların etkisi altında olmadan , nesne , olay ve insanları oldukları gibi algılayabilme ; genel , soyut ve kalıplaşmış yargılardan çok , somut ve taze yaşantılara değer verme .

2 - İçten Geldiği Gibi Davranabilme: Kuralları , merasimi , kalıplaşmış davranış biçimlerini gereksiz sayıp , içten geldiği şekilde hareket etme ; dışardan empoze edilen kurallardan çok kendi geliştirdiği değerler sistemine göre davranma .

3 - Bir Probleme Dönük Olmak: Genellikle kişisel olmayan , insanlıkla ilgili bir problem alanına koyulma ; felsefî ve etik alanda temel sorunlarla uğraşma .

4 - Kendine Yeterli Olma: Problemini kendi başına çözebilme , felâketleri vakarla 
karşılayabilme ; ketum ve sakin olabilme ; başkalarından yardım , destek ve iltifat beklememe .

5 - Çevreden Bağımsız Olma: İnsanları , yoksunluk güdülerinin doyum aracı olarak görmeme ; fiziksel ve sosyal çevreden bağımsız olarak yaşayabilme .

6 - Takdir Edebilme: Hayattaki güzellikleri devamlı olarak taze , saf bir şekilde algılayabilme ve beğenebilme ; güzellikler karşısında coşku (ecstasy ) hali yaşayabilme .

7 - İnsanlıkla Özdeşme:İnsanlığa derin bir sempati duyma , kendini insanlara yakın hissetme.

8 - Demokratik Bir Karakter Yapısına Sahip Olma: Irk , sınıf , eğitim ve siyasal inanç farkı gözetmeksizin insanlarla dostluk kurabilme ; insanlarda soy , şöhret , servet yerine bilgi , hüner ve iyi kişilik özelliklerine saygı duyma .

9 - Nüktedanlık: Kaba ve başkalarını küçük düşürücü şakalardan hoşlanmama ; ince , filozofik değeri olan , güldürürken düşündüren nükteler yapma .

10 - Yaratıcılık : Herhangibir alanda yeni , orijinal bir eser meydana getirebilme .

11 - Sosyal Kalıplaşmaya Karşı Direniş: Kültürn geliştirdiği davranış kalıplarını benimseme zorunluğunu , modayı yakından izleme gereğini duymama .