Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Yıldız Kenter



Dini inançlarınız ne kadar kuvvetli?

 Pek dini inancımız yoktu. Babam Müslüman, annem Hıristiyandı. Bizim evde “Yalan söylemeyeceksin, çalmayacaksın, vicdanını temiz tutacaksın, insanlara yardım edeceksin...” Bunlar konuşulurdu, bunlar dinimiz oldu. İyi de oldu. Ama hepimizde Allah korkusu vardır, o ayrı. Ama dinden dolayı değil, annemizden babamızdan aldığımız telkinlerden dolayı.

Tanrı Baba


Tanrı Baba, bir sabah uyanınca,
Biz insanları düşündü nasılsa,
Gitti pencereye: "Kim bilir, dedi;
Belki o gezegen yok oldu gitti.
Ama baktı, uzakta, çok uzakta,
Bir köşecikte fır dönüyor dünya.
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,
Alsın vallahi bir şey anlıyorsam
Bu dünyalıların tutumlarından.

Ey benim minnacık yaratıklarım,
Ak ve kara, donuk ve yanıklarım,
Dedi Tanrı, en babacan haliyle;
Sizi ben yönetiyormuşum sözde.
Oysa, görüyorsunuz, Allah'a şükür,
Benim de sürüyle bakanlarım var,
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,
Alsın vallahi, çocuklar, bu bakanları
İkişer üçer atmazsam kapı dışarı.

Boşuna mı kızlar verdim, şarap verdim size?
Güzel güzel yaşayasınız diye.
Nasıl olur da siz benim inadıma
Orduların Tanrısı dersiniz bana?
Ne yüzle adımı alıp dilinize
Top atarsınız birbirinize?
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;
Alsın vallahi, çocuklar, bir tek
Orduyu kumanda ettiysem bugüne dek.

Şu süslü püslü zibidilerin işi ne
Yaldızlı tahtlar üstünde?
Nedir o kasılmaları, böbürlenmeleri?
Beslediğimiz bu karınca beyleri
Sözden benden kutsal haklar almışlar
Benim inayetimle kral olmuşlar
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;
Alsın vallahi, benden geldiyse eğer
Sizleri böyle kötü yönetenler.

Hiç bana kızmayın artık, çocuklar;
Temiz yürekli olun, bana yeter.
Sevişin, güle oynaya yaşayın,
Sizi yakar makarım diye korkmayın
Kralına da, yobazına da basın kalayı...
Ama keselim, Allahaısmarladık
Curnalcılar duyarsa yandık
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı
Alsın vallahi, o yüzsüz herifleri
Sokarsam kapımdan içeri.

çeviren...S.Eyüboğlu

pierre j.de beranger


Gündeste



güneşe sırtımı verdim,
denize bakmıyorum,
bulutlara küsüm,
kimse bilmez mekanda
kırk gün kırk gece içimi çektim
korkmayın benden güvercinler,
elim cebimde, 

yüreğimde sevgilim, 

sakıncasızım.


 

Pablo Picasso at work in his atelier, Vallauris France 1949




Sosyalizm ve İnsan Ruhu



Bülbülün ve karganın ses organları benzer
yapıdadır, ama birincisinin çeşit çeşit şakımak
için kullandığı bu organları, ikincisi yalnız
gagalamak için kullanmaktadır...charles darwin


Yoksulların devlet yardımı alanlar olarak "doğallıktan çıkarılması", tüketiciliğin "doğallaştırılması'nın vazgeçilmez bir koşuludur. Tüketicilerin kendilerine özgü kimliği koruması, tüketici olmayanların o kimliğin itici ve nefret edilmesi gereken karşıtı -ve sakınılması gereken bir tehdit— olarak kurulmasını gerektirmektedir. Yoksullar olmasa, onları icat etmek gerekirdi...zygmunt bauman

Mülksüzlerin emekleri dışında hizmete
sunabilecekleri bir şeyleri yoktur.
Dolayısıyla, "mülk" ve "mülksüzlük", bütün
sınıf ayrımlarının temel kategorileridir...max weber


Özel mülkiyet hakkı, sömürme ve eziyet etme
hakkı demektir. Özel mülkiyeti savunanlar,
ekonomik adaletsizliği umursamayanlardır...george orwell


Bireylerin, işbölümüne ve kafa emeğiyle
kol emeği arasındaki çelişkiye kölece boyun
eğişleri sona erdiği zaman, emek yalnızca
bir geçim aracı olmadığı zaman, bireylerin
çeşitli biçimde gelişmeleriyle üretici güçler
de arttığı ve bütün kolektif zenginlik
kaynakları gürül gürül fışkırdığı zaman,
ancak o zaman, burjuva hukukunun
dar ufukları kesin olarak aşılmış olacak
ve toplum, bayraklarının üstüne şunu
yazabilecektir: "Herkesten yeteneğine göre,
herkese ihtiyacına göre!...karl marx


Devletçi sosyalistlere göre, kapitalizmin
kötülüklerinin tek çaresi, bankaları, toprağı
ve sanayii devletleştirmek, yani ekonomik ve siyasî
iktidarı merkezîleştirmektir. Otokratik veya
oligarşik sosyalizm, sosyalizm değildir. Olsa olsa
müşfik bir despotizmdir ve herhangi bir
despotizmin şefkatini uzun süre sürdürdüğü
tarihte görülmüş şey değildir...aldous huxley


Çağdaş dünyamızda yönümüzü bulma
gereksinimindeyiz: Ne istiyoruz? Bu tasarı neleri
içeriyor? Nasıl gerçekleşebilir hale gelir? Hangi
yeni sorunları ortaya çıkarır? Tüm bu konularda,
Marx'ın bize söyleyecek hiçbir şeyi yoktur
—yalnızca üretim araçlarındaki özel mülkiyeti
yıkmak gerektiğinin dışında; bu da ancak,
tam olarak ne anlama geldiğinin bilinmesi
koşuluyla (bugün "devletleştirme"leri sosyalizm
diye yutturmaya devam ediyorlar, öyle değil mi?)
doğrudur. Başka sorunlar da vardır...cornelius castoriadis


Emek, zenginler için harikalar yaratır,
ama işçi için yoksunluk üretir. Saraylar
yapar, ama işçi için inler üretir. Güzellik
yaratır, ama işçi için solup sararma
üretir. Makine durumuna indirgeyerek
barbarlık içine düşürdüğü işçiyi fizik
ve törel bakımdan alçaltır; zihin alanını
genişletirken alıklığı ve budalalığı
işçinin yazgısı durumuna getirir...k.marx


Özel mülkiyet çerçevesinde şeyler
ters bir anlam kazanırlar. Herkes bir
başkasında yeni bir gereksinme yaratıp
onu yeni bir bağımlılığa sokmaya, yeni
fedakârlıklara sürüklemeye, yeni bir
doyum yoluna alıştırmaya, lıerkes
başkasının üzerinde dışsal bir egemenlik
kurup kendi bencil gereksinmelerini
doyurmaya bakar. Her yeni ürün,
karşılıklı dolandırıcılık ve karşılıklı
soygunculukta yeni bir potansiyeli
temsil eder. İnsan, insan olarak yoksullaşır...k.marx


Devrim hakkı diye bir hakkın olduğunu
herkes kabul eder. Bu, bir yönetimin
despotluğunun veya yeteneksizliğinin
tahammül edilmez olması halinde,
ona destek olmayı reddetmek ve
ona karşı direnmek hakkıdır...henry david thoreau


Haksızlığı her kabul ediş,
daha büyüğünü doğurur...a.hamdi tanpınar


Sen çalışıp çabalarsın,
çoluk çocuğunun karnını
doyuramazsııı; o yan gelip
yatar, elini ılık sudan soğuğa
vurmaz, bir eli yağda, bir eli
baldadır. Bir de sen götürür
arkadaş, üstelik de reyini bu
padişah hayatını sürenlere
verirsin. Olur mu? Benim
bu fukara kısmının gidişine
de, davranışına da aklım
ermedi gitti...yaşar kemal


Doğanın denetim altına alınması ve daha çok,
daha değişik şeyler üretilebilmiş olması, sanki
hayattaki en önemli amaçmış gibi ele alındı.
insan bu süreç içinde kendini bir eşya
durumuna dönüştürdü. Değer sıralamasında,
yaşamak mülkiyetten daha alt sıraya geçti,
sahip olma varolmanın üstüne çıktı...erich fromm


İnsanın eşya üzerinde iktidar kurma isteği
ne kadar yoğun olursa, eşyanın onun
üzerindeki tahakkümü de o kadar ağır olur
ve insan da gerçek bireysellik özelliklerinden
o kadar uzaklaşır, zihni giderek bir
biçimsel akıl otomatına dönüşür.
Herkes kendi başının çaresine bakmaya
girişince, bireysellik zedelenmektedir.
Sıradan insan siyasete karışmaktan
vazgeçtiği zaman, toplum orman
kanunlarına dönmekte, bu da bireyselliğin
son kalıntılarını bile silip süpürmektedir...max horkheimer


Erdemin ilk şartı
burjuvalardan nefret etmektir...gustave flaubert
Şu özlü sözü yürekten kabul ediyorum: "En iyi hükümet, en az hükmedendir." Bu özlü sözü uygulayacak olursak, benim de inandığım gibi, eninde sonunda şuna varırız: "Hükümetlerin en iyisi hiç hükmetmeyendir."...henry david thoreau

İktidara sahip olmak, aklın özgürce yargıda bulunmasını kaçınılmaz olarak sekteye uğratır...immanuel kant

Otoritenin iki kaynaktan birine dayandığı görülür: Ya otoriteyi ele geçirenin güce ve şiddete başvurması ya da aralarında yaptıklar, -veya yaptıkları varsayılan-bir sözleşmeyle otoriteye boyun eğenlerin rızası. Şiddetle elde edilen iktidar bir çeşit gasptır ve buyruk verenin gücü, kendisine boyun eğenlerin gücünden fazla olduğu sürece devam edebilir...bilimler, sanatlar ve zanaatlar açıklamalı sözlüğü

İtaat eken, isyan biçer...anadolu deyişi

Nerede iktidar varsa,
orada iktidara karşı direnç vardır...michel foucault

Teknoloji yüzyılının doruk noktasında, gerilla
savaşının yaygınlaşması sembolik bir vakadır:
insan bedeninin enerjisi, tahammül ötesi baskıya
isyan ediyor ve kendini baskı aygıtının önüne fırlatıyor...herbert marcuse

Modern özgürleşme hareketleri,
özellikle işçi, ama aynı zamanda da
kadın hareketi hu soruyu sordular:
İktisadî iktidar ve siyasal iktidar
karşısında olağanüstü bir eşitsizliğin
mevcut olduğu ve bu eşitsizliğin
sürekli yeniden üretildiği bir
toplumda, -ya da birkaç onyıl önce
kadınlara "siyasal haklar" tanınmış
olmasına karşın, fiiliyatta onlara
"edilgen vatandaş" muamelesi yapan
bir toplumda- demokrasi, yani her
isteyenin iktidara fiilen katılabilme
olanağı olabilir mi? Mülkiyet (ister
özel olsun, ister "Devlet" mülkiyeti)
yasaları gökten mi indi acaba, indiyse
hangi Sina Çölü'ne indi,
söyler misiniz?...cornelius castoriadis

Şiddet kullanmayan direnişçi,
rolünü oyunun kurallarına göre
oynamayan kişidir. Sonunda
diğer oyuncu da kendi rolünü
oynamakta güçlük çekecek,
giderek hiç oynayamayacaktır.
Tüm şiddet kullananlar, şiddet
k ul lan madan d irenenleri n
gücünü içgüdüyle kavrayıp
karşılarındakilerin bu yolu
kullanmalarını önlemek için
ellerinden geleni yaparlar.
Kararlı, ancak barışçı grevcilerle
karşılaştıklarında camlarının
kırılmasını isterler, polise taş
atılmasını isterler. Neden?
Çünkü bilirler ki, grevciler
şiddete bir kez başvurursa,
yazgıları belirlenir. Kendilerine
karşı zor kullanılabilir, kamuoyu
da zor kullananlardan yana olur...aldous huxley

Önce uyum gösterirsiniz, sonra alışkanlık edinirsiniz...wilson pickett

İktidara sahip olmak, aklın özgürce yargıda
bulunmasını kaçınılmaz olarak sekteye uğratır...immanuel kant

Özgürlük efendisizdir...epikür

Bir insanın diğerinin düşmanı olduğu bir
 uygarlıkta -bizim tüm sanayi sistemimizin
anlamı budur çünkü- ahlâk çöküntüsü ortadan
kaldırılamaz bir şeydir, çünkü ahlâk çöküntüsü
ve suç, bizim sanayileşmiş uygarlığımızda varoluş
kavgasının yan ürünleridir...alfred adler

Emek, en yüce değer değildir...k.marx

Toplum, işsizlik yoluyla küçük insanın normal
işlevini ve özsaygısını sekteye uğrattığı her
seferinde, onu ne iş olursa olsun yapmaya, hatta
cellatlığı bile kabul etmeye hazırlamış olur...hannah arendt

Bir küre yapmak üzere taş yontan iki heykeltraş
düşünelim. Biri, mükemmel bir küre formu ortaya
Çıkarmak istiyor ve faaliyetinin mânasını, bir taş
kütlesinin mükemmel bir küreye dönüşmesi olarak
örüyor. Diğeri de bir taş yontuyor, fakat yalnızca
patlama noktasına gelmiş bir iç gerilimin bir küre
formunda ifade edilişini iletmek istiyor. Birincisi,
zanaatkarın işidir, ikincisi ise sanatçının...ernst neizvestny

Gerçek değerleri psikolojik, sosyal, ekonomik
olan el sanatlarına gereğinden çok estetik değer
yüklenir. Çok sayıda kişinin ustalığa yönelmesi,
eş ölçüde ve çok sayıda iyi sanat yapıtları
üreteceklerine dair küçük bir umuttan ötürü
değil, ustalık çoğu insan için psikolojik
yönden doyurucu olacağı için iyidir. Sözgelimi,
ben boş zamanlarımın büyük çoğunluğunu resim
yapmakla geçiririm. Bıı küçük el oyalama işi
bende olağanüstü hoşnutluk uyandırır, ancak
bu benim üstün nitelikte yapıtlar yarattığımı
düşlemem için bir neden değildir. Sıradan
yeteneksiz veya az yetenekli kişiler için
ustalığın kendisi başlı başına bir ödüldür.
Bundan ötürü de toplum açısından yararlıdır.
Ustalık psikolojik doyum getirir, ustaların
toplumu da, durumundan hoşnut bireylerin
oluşturduğu toplumdur...aldous huxley

Gladyatörler türü yok olmadı: Her sanatçı
bir gladyatördür. Kamuoyunu, seyircileri
can çekilmesiyle eğlendirir...gustave flaubert

Kültürlü zevksizler bir sanat yapıtının onlara
bir şey "vermesi" gerektiğini düşünürler hep.
Radikal yapıtlara artık kızmıyor ve
şu utanmazca alçakgönüllü mazerete
sığınıyorlardır: Anlamıyorum. Bu tavır,
hakikatle son negatif ilişkileri olan muhalifliği
bile ortadan kaldırır ve tacizkâr nesne de tatlı
bir gülümsemeyle kendi benzerleriyle birlikte
kataloglaııır: Reddetme veya yeğlenme
sorumluluğu bile üstlenilmeden
reddedilebilecek veya yeğlenebilecek
tüketim mallarıdırlar artık...theodor w. adorno

Senin gibi olmadığı için, ona "dahi" ya da "kaçık diyorsun.
O ise kendi adına bir dahi değil, basit bir canlı olduğunu
kabul etmeye hazır. Sen ona "deli" diyorsun. Kendini ölçü
tanımaz bir yozlaşmaya bırakmışsın; kendini tipik olağan
bir insan, "lıomo normalis" saydığın için, sade ve içten bir
insana "anormal" diyorsun. Ona kendi acınası "ölçüler"ini
uyguluyorsun, sonra da kalkıp onun yolundan saptığı
sonucuna varıyorsun...wilhelm reich

Sanayileşmiş toplumlarımızda halkın hoşuna giden sanatlar,
eşi görülmemiş bir kabalık taşırlar. Neden böyle olsun?
Bu kabalığın kesin niteliği nedir? Sonra bir de, halk
sanatlarının göreli inceliğinin niteliği nedir acaba? ...aldous huxley 

İnsanlar entelektüel
etkinliklerde sağlıktan
söz etmeye başladıklarında,
bir şeylerin yanlış gittiğini
düşünüyorum...michel foucault

Heykel, özünde kitleler için yapılan bir sanattır ve bunu
göz önünde bulundurarak kavranmalı ve icra edilmelidir.
Tarihin en görkemli heykelleri, herkesin kendisinden bir
şeyler bulduğu eserlerdir. Ancak, sanatçının halkı dikkate
aldığı, göz önünde bulundurduğu gibi, halk da sanatçıyı
dikkate almalıdır: Büyük sanat, her zaman bu karşılıklı
özdeşleşmenin sonucudur...jacques lipchitz

Dünyada Fransa ihtilâli
kadar büyük ve güzel
epope azdır. Yirmi-otıız
sene içinde beşeriyet,
iki bin yıl kendisini
idare edecek düsturların
hepsini bulmuştur.
Fakat, başladığı zaman,
neticenin sadece bir
burjuvazi hakimiyeti ile
biteceğini kim bilirdi?...a.hamdi tanpınar

Toplumun ego aracılığıyla gerçekleştirdiği arzuların
bastırılması, sadece toplum açısından değil, birey için
de daha akıldışı bir durum haline gelir. Rasyonellik
büyük tantanalarla öne sürüldüğü ve savunulduğu
ölçüde, insanın zihninde de uygarlığa ve onun bireyin
içindeki temsilcisi olan egoya karşı bilinçli ya da
bilinçsiz bir öfke büyümeye başlar...max horkheimer

Gelişmiş birey, gelişmiş bir
toplumun ürünüdür. Bireyin
kurtuluşu, toplumdan kurtuluş
değil, toplumun atomlaşmasından
kurtuluştur -doruk noktasına
kolektifleşme ve kitle kültürü
dönemlerinde çıkabilen
bir atomlaşma...max horkheimer

Bir insan yalnız olmayı pek beceremiyorsa,
başkalarıyla bir arada olmayı da beceremez...richard sennett

Tuhaf bir paradoks: İnsanlar
en dar ve kişisel çıkarlarından
hareketle davranıyorlar, oysa
davranışları hiçbir zaman
olmadığı kadar kitle
içgüdülerinin hükmü altında...walter benjamin

En büyük amaç, evrensel temel yasalara ulaşmaktır.
Bu yasalara giden mantıksal yollar yoktur; onlara yalnızca
sezgiyle, deneyimin sempatik kavranışı ile varılabilir...albert einstein

Hayvanların birçoğu, birbirinin acılarını ve sıkıntılarını
paylaşmaktadır. Bay Blytlı, lıint kargalarının kör
arkadaşlarını beslediğini görmüştür. Bir köpeğin,
yakın arkadaşı olan ve sepetinde hasta yatan bir
kediyi birkaç defa yalamadan sepetin yanından
geçmediğini gözlerimle gördüm. Bu, bir
köpekteki acıma duygusunun en güvenilir
belirtisidir. Toplumsal hayvanların sevinçle
ilgili duygudaşlıkları ise şüphelidir. Bununla
birlikte, Bay Buxton, başıboş yaşayan
papağanların yuvası olan bir çifte "aşırı ilgi"
gösterdiğini anlatmaktadır. Dişi papağan ne zaman
yuvasından ayrılsa, bir küme papağan onun çevresini
sarıyor ve "çığlıklar atarak gösteri yapıyordu" ...charles darwin

Mülksüzlerin emekleri dışında hizmete sunabilecekleri bir şeyleri yoktur. Dolayısıyla, "mülk" ve "mülksüzlük", bütün sınıf ayrımlarının temel kategorileridir...max weber

Özel mülkiyet hakkı, sömürme ve eziyet etme hakkı demektir. Özel mülkiyeti savunanlar, ekonomik adaletsizliği umursamayanlardır...george orwell

Bireylerin, işbölümüne ve kafa emeğiyle kol emeği arasındaki çelişkiye kölece boyun eğişleri sona erdiği zaman, emek yalnızca bir geçim aracı olmadığı zaman, bireylerin çeşitli biçimde gelişmeleriyle üretici güçler de arttığı ve bütün kolektif zenginlik kaynakları gürül gürül fışkırdığı zaman, ancak o zaman, burjuva hukukunun dar ufukları kesin olarak aşılmış olacak ve toplum, bayraklarının üstüne şunu yazabilecektir: "Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!...k.marx

Devletçi sosyalistlere göre, kapitalizmin kötülüklerinin tek çaresi, bankaları, toprağı ve sanayii devletleştirmek, yani ekonomik ve siyasî iktidarı merkezîleştirmektir. Otokratik veya oligarşik sosyalizm, sosyalizm değildir. Olsa olsa müşfik bir despotizmdir ve herhangi bir despotizmin şefkatini uzun süre sürdürdüğü tarihte görülmüş şey değildir... aldous huxley

Çağdaş dünyamızda yönümüzü bulma gereksinimindeyiz: Ne istiyoruz? Bu tasarı neleri içeriyor? Nasıl gerçekleşebilir hale gelir? Hangi yeni sorunları ortaya çıkarır? Tiim bu konularda, Marx'ın bize söyleyecek hiçbir şeyi yoktur —yalnızca üretim araçlarındaki özel mülkiyeti yıkmak gerektiğinin dışında; bu da ancak, tam olarak ne anlama geldiğinin bilinmesi koşuluyla (bugün "devletleştirme"leri sosyalizm diye yutturmaya devam ediyorlar, öyle değil mi?) doğrudur. Başka sorunlar da vardır...cornelius castoriadis

Emek, zenginler için harikalar yaratır, ama işçi için yoksunluk üretir. Saraylar yapar, ama işçi için inler üretir. Güzellik yaratır, ama işçi için solup sararma üretir. Makine durumuna indirgeyerek barbarlık içine düşürdüğü işçiyi fizik ve törel bakımdan alçaltır; zihin alanını genişletirken alıklığı ve budalalığı işçinin yazgısı durumuna getirir...k.marx

Özel mülkiyet çerçevesinde şeyler ters bir anlam kazanırlar. Herkes bir başkasında yeni bir gereksinme yaratıp onu yeni bir bağımlılığa sokmaya, yeni fedakârlıklara sürüklemeye, yeni bir doyum yoluna alıştırmaya, lıerkes başkasının üzerinde dışsal bir egemenlik kurup kendi bencil gereksinmelerini doyurmaya bakar. Her yeni ürün, karşılıklı dolandırıcılık ve karşılıklı soygunculukta yeni bir potansiyeli temsil eder. İnsan, insan olarak yoksullaşır...k.marx

Devrim hakkı diye bir hakkın olduğunu herkes kabul eder. Bu, bir yönetimin despotluğunun veya yeteneksizliğinin tahammül edilmez olması halinde, ona destek olmayı reddetmek ve ona karşı direnmek hakkıdır...henry david thoreau

Haksızlığı her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur...a.hamdi tanpınar

Doğanın denetim altına alınması ve daha çok, daha değişik şeyler üretilebilmiş olması, sanki hayattaki en önemli amaçmış gibi ele alındı.
insan bu süreç içinde kendini bir eşya durumuna dönüştürdü. Değer sıralamasında, yaşamak mülkiyetten daha alt sıraya geçti, sahip olma varolmanın üstüne çıktı...erich fromm

İnsanın eşya üzerinde iktidar kurma isteği ne kadar yoğun olursa, eşyanın onun üzerindeki tahakkümü de o kadar ağır olur ve insan da gerçek bireysellik özelliklerinden o kadar uzaklaşır, zihni giderek bir biçimsel akıl otomatına dönüşür.
Herkes kendi başının çaresine bakmaya girişince, bireysellik zedelenmektedir. Sıradan insan siyasete karışmaktan vazgeçtiği zaman, toplum orman kanunlarına dönmekte, bu da bireyselliğin son kalıntılarını bile silip süpürmektedir...max horkheimer

İlkin Yunanlılarda özgürlüğün bilinci doğmuştur, ama onlar da Romalılar gibi, yalnızca bazı kişilerin özgür olduğunu kabul ediyorlardı. İnsanın insan olarak özgür olduğunu Platon da, Aristoteles de bilmediler; bu nedenle özgürlükleri sınırlanmış olmakla kalmadı, aynı zamanda kısmen solmaya yargılı yetersiz bir çiçeğe, kısmen de insanın insana zorlu bir köleliğine dönüştü...f. hegel

Yasaları konusunda açıkça karar alan ve bu yasaları değiştiren bir toplum örneği ilk kez Antik Yunan'da görülmüştür. Kendi kendini sorgulayan -yani kendini felsefeye teslim eden-ilk toplum Antik Yunan olmuştur. Antik Yunan, demokrasinin ve felsefenin yaratılmış olduğu ve
dolayısıyla da bizim kökenlerimizin içinde yer aldığı tarihsel - toplumsal locus'ttir. Antik Yunan, bizim için birçok başka kültürün olabileceği gibi bir "model" ya da bir "örnek" değil, bir tohumdur...cornelius castoriadis


Haz, mutlu yaşamanın başlangıcı ve ereğidir; çünkü doğuştan bizimle olmakla onu ilk iyi olarak tanımışızdır ve ona başvuraraktır ki, tüm seçme ya da kaçınma edimlerimize başlarız. Ayartılrmş

 insanın bazlarından bahsetmiyoruz; demek istediğimiz şey, bedenin acıdan ve ruhun karışıklıktan özgürlüğüdür. Erdem, ruhun dinginliğinin koşuludur. Yalınlık, ılımlılık, ölçülülük, neşe gibi erdemler, haz ve mutluluğa dizginsiz lükslerden, ateşli tutkulardan ve benzerlerinden çok daha fazla katkıda bulunurlar. Hiçbir haz temin etmeyen ahlâklılıkla, bu ahlâklılığa yapılan takdirlere tükürmelidir. Zevk hazzını, aşk hazzını, sesin ve görülen şeylerin hazzını kaldırdığım zaman, hayrı J algılayamam. Bilgeliğin bütün yaşamın mutluluğu için sağladığı şeyler içinde, hepsinden önemlisi, dostluğun kazanılmasıdır...epikür

bkz... sosyalizm ve insan ruhu - FriendFeed

çeviren...fatih özgüven


Öğret

Öğrenmesi gerekli, biliyorum;
tüm insanların dürüst ve adil olmadığını.
Fakat şunu da öğret ona,
her alçağa karşı bir kahraman;
her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır.

Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret ona.

Zaman alacak biliyorum,
fakat eğer öğretebilirsen ona,
kazanılan bir liranın,
bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona
ve hem de kazanmaktan neşe duymayı.

Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona,
bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...

Eğer yapabilirsen,
ona kitapların mucizelerini öğret.
Fakat ona sessiz zamanlar da tanı,
gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların,
ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği...

Okulda hata yapmanın,
hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.

Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret,
herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi...

Nazik insanlara karşı nazik,
sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona.

Herkes birbirine takılmış bir yere giderken,
kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluna.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini,
ve sadece iyi olanları almasını da öğret...

Eğer yapabilirsen,
üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona.
Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.

Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak 

bükmesini öğret ona, ve aşırı ilgiye dikkat etmesini...

Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,
fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.

Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona,
ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,
dimdik dikilip savaşmasını öğret.

Ona nazik davran, fakat onu kucaklama,
çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır.

Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun,
bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.

Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret, 

böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır...

Bu büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım...