21 Şubat 2014 Cuma

Fikret Kızılok - Hesap Vakti

İnsan zekası ve kültürü soyut ve somut kavramlarıyla bir bütündür
Sanata, bilime ve söylediğin türküye ekmek kadar acıkıyorsan ne mutlu sana
Barış zeka ürünüdür
Savaş aklı olmayanlara aittir
Eğer uğruna savaşacak bir şeyin varsa
O olsa olsa özgürlüğündür, bağımsızlığındır

Zaman akacak ve gidecektir
Hiçbir şeyi tabulaştırma
Dogmalara karşı koy
Büyük devrimlere gereğin kalmayacak kadar devrimci kal yeter

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur!
Sakın kurtarıcı bekleme, yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım!



Mustafa Kemal  Devrimcinin Güncesi


   


Ben bir hayal simyacısı olmayı sürdüreceğim...

Ben, güçlü olmayı, her hangi bir konumda “iktidar” olmayı, kendi dışında herkese karşı yapılmış bir haksızlık, bir kötülük olarak gören, yaşayan bir insanım. Özellikle de kıstırılmış, çaresizliğe hapsedilmiş, sesi içine akmış insanlara uygulanan bir güç, kastım. Bunda, insana yakışmayan bir küçüklük görürüm. Bu güçten utanırım. Adalet duygusunu yitirmiş bir dünyada, yenikliğin bir erdem olduğunu düşünürüm. Gürültünün inceliği barındırmayacağına ve başkasını sevemeyeceğine inanırım. Haklı bir yenik olmayı, insanın onurlu yaşaması adına, özsaygısını yitirmemesi adına, iyi olabilmek adına çok değerli bir olanak olarak görürüm. Özgürlüğü, kendi dışında herkesin özgürlüğüne eşitlemiş bir insan için, sanırım kala kala bir beşinci mevsime inanmak kalıyor. Öyle bir mevsim yok; belki hiç olmayacak; olsun, ben bir hayal simyacısı olmayı sürdüreceğim.  



  tamamı...

bir hayal ve gerçek simyacısı: şükrü erbaş - Akdeniz Gazete