6 Kasım 2013 Çarşamba

Otorite


Her türlü otorite alçaltıcıdır. Otoriteyi kullananları da, üzerinde otorite uygulananları da alçaltır... Belli bir sevecenlikle ve bazı ödüller ve karşılıklarla birlikte uygulandığında insanı ürkütücü derecede ahlaksızlaştırır. Bu durumda insanlar, üzerlerindeki korkunç baskının daha az bilincine varırlar ve böylece  yaşamlarını, evcil hayvanlar gibi, herhalde başka insanların düşüncelerinin yansıttıklarının bile farkına varmaksızın, başka insanların standartlarına göre yaşayarak, pratikte sanki başka insanların giymekten vazgeçtikleri eski elbiselerini giyermiş gibi ve tek bir an için dahi kendileri olmayarak, tatsız tuzsuz bir rahatlık içinde sürdürürler. Değerli bir düşünür, ‘özgür  bir insan, biraz  uyumsuz ve isyankar olmalıdır’ der. Ve insanlara rüşvet vererek uyum ve itaat göstermelerini sağlayan otorite de aramızda dolaşan aşırı besili bir barbarlık türüdür.

Bağlılığın derinliği


Sevgi ancak iki insan birbirine varlıklarının özünden bağlanır, her biri kendisini varlığının özünden tanırsa gerçekleşir. İnsan gerçeği de canlılığı da sevgisinin temeli de işte bu özden tanıma deneyimidir..böyle oluşan sevgi sürekli meydan okumadır, bir köşede dinlenmeye değil çabalama, hareket etme, beraber çalışmadır..öyle ki uyum ya da çatışma, neşe ya da üzüntü bile ikincil kalır. Önemli olan iki insanın birbirlerini varlıklarının temelinden yaşaması, kendi kendilerinden kaçmak yerine birbirleriyle bütünleşirken kendi kendileriyle bütünleşmeleridir..sevginin varlığının bir tek kanıtı vardır: bağlılığın derinliği, seven kişilerin her birinin ilgisindeki canlılık ve güçlülük. İşte bunlar sevginin sunduğu meyva.