Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Ne tuhaf haldir bu



Ne tuhaf haldir bu; söylenmiş bir şey daha evvel söylenmiştir diye, söylenmemiş bir şey de daha evvel söylenmemiştir diye söylenmiyor. 


Tanıdığım en güzel insanlar






 




Tanıdığım en güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar…E.Kubler Ross



Uzun Bir Adam

Nedir sıkıntı? Neye benzetebiliriz onu? Neyle karşılaştırabiliriz? Bir sözcük olarak onu (aynı anlama gelmese bile) başka hangi sözcüğün yanına koyabiliriz. Sıkıntının tanımı bana dünyanın en güç sözcüklerinden biri olarak görünmüştür. Valéry’nin onu “derin düşüncenin kaynağı” olarak görmesineyse şaşmamak elde değil. Sıkıntının tanımının zorluğu bütün insanlarca paylaşılmamasından, bilinmemesinden geliyor. 


Geronimo


Çocukken annem bana halkımızın efsanelerini öğretti.
Güneşin, göğün ayın, yıldızların, bulutların,
fırtınaların hikayelerini öğretti.
Bana Büyük Ruh’un önünde
diz çöküp dua etmeyi,
O’ndan sağlık, akıl, şefkat dilemeyi öğretti.
Fakat biz başka insanlara asla beddua etmeyiz.
Eğer biri ile görülecek hesabımız varsa,
onu Büyük Ruh’a havale etmeden kendimiz görürüz.
Bize, Büyük Ruh’un
insanlar arasındaki ufak tefek çekişmelere
aldırış etmeyeceği öğretildi.