26 Mart 2013 Salı

Narla İncire Gazel

Böyle bakma, biliyorum, ölümü, yokluğu usundan geçirmeden edemezsin. Hele öyle anlarda. Biliyorum, düşünmeksizin varolmayı, düpedüz varolmayı çoktan unuttun. Olsun! Gül gülüm, gül! Her zaman bu kadar zorbalık etmem de, bilirsin. Hem diyeceğim var, bambaşka bir şey… İnsanlarla ilişkilerinde…Çok yadırgadığım bir şey var, onu söyleyeceğim. Farkındasın, evelemekle kalmıyorum, uzattım bile. Sana yakın görünenleri düşünüyorum yalnız şu anda. Gerisini unutalım. İmdi…Çoğuna, bakmakla yetinirsin. Tamam, senin bakman başkalarınınkinden biraz daha verimli olabilir, ama gene de bakmaktır. Bir gözden öte bir şey olmağı, neredeyse, reddetmektir. Pek azına sen yanaşırsın; yani gerçekten konuşursun, biriyle karşılıklı geçip konuşmak anlamında…Anlattıklarını dinlemekle yetinmezsin. Neme gerek, dinlediğini can kulağıyla dinlersin çoğu zaman ama ancak yanaştıklarına, nezaket kurallarının ötesine geçecek bir şeyler sorarsın…Tamam, arada bir, kıtırın kokusunu da iyi alırsın ama genellikle insanların yalan söyleyebileceği, en azından, doğruyu dosdoğru söylemeyebileceği aklının köşesinden geçmezmiş gibi dinlersin anlatılanı. Sen yalan söylemezsin diye, olsa olsa, ancak kimi şeyden söz etmeği seçmişsin diye herkes de…Neyse, geçelim. Bana bile, ‘bile’ diyorum, üstüne basa basa, yerimizi bilelim artık, di mi? bana bile, ne kadar az şey sormuşsundur! Durmadan geçmişler kurarsın ama insanların geçmişini kendilerine sormazsın, anlatsınlar diye beklersin. Kendini anlatışının, sözün arasına birtakım anılarını sıkıştırıverişinin, karşındakini de konuşmağa çağırmak olduğunu kaç kişi çakmıştır bugüne dek? Ben ayasıya bir ay geçmişti aradan. Sen kimsenin yaşamına burnunu sokmak istemediğini düşünekoy, karşındakilerin çoğu ilgisizliğinden yılıyor...


Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir.

zeytini dinledim beklemeyi öğrendim, akasyadan gitmeyi, vuslatı ceviz ağacından, limonun dediği ayrılığı ve aşkı nardan
ağaçlar komşumuzun evidir, ruhumuz gülümsüyor avlusundan...Haydar Ergülen

Neden sonra farkına varıyorsun
Etrafındaki korkunç ıssızlığın.
Yâr olsun,dost olsun,ne arıyorsun,
adresi belli mi vefasızlığın?

Aşk,dostluk!.. Hepsi dökülür yapraklar!
Çıplak bir ağaç durgun suda aksin.
Yalnızlık dediğin hayatta başlar;
Kabir boyunca devam etmek için...Cahit Sıtkı Tarancı


Güneşi özledim, sonra seni...
Keşke gölgesine razı bir, fesleğen olaydım...Didem Madak


Dolaşıyorum ne zamandır
kalbimde bir gül kesiği...Ahmet Oktay


Seni, geceyi ve bulutları seviyorum...Cahit Külebi

suyun çekirdeği nedir elbet yine bir sudur
insanın gözü ve gözyaşı engine bir sudur

bağırdık neler beslenmedi ki sesimizden
ki bizim böyle bağırmamız yangına bir sudur

gül aldı geldi hazdan yelpazesini tavşan ürktü
bağırdık ama bağırmamız tavşan yüreğine bir sudur

bağırdık sokak ve kır kesimleri kulak verdiler
bağırmamız çünkü bir herifin tüfeğine bir sudur

bunca yıl karşılaştık ama yetmedi demek bize
çünkü sandık ki herkes kendi kendine bir sudur

eşikleri öğrendik sonra aştık koskoca yapıları
bağırmamız bir karşı koymanın çeliğine bir sudur

hoşgeldin başlangıçsız dönem yakıştın kendine
şu bizim bağırmamız senin dengi dengine bir sudur...Turgut Uyar


Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir...Cahit Zarifoğlu