22 Şubat 2013 Cuma

Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar

 

Bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kar peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolmanın itibar görmemesi, görmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir. Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmaya teşvik edebilir. 


Hayatın Anlamı

Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna
takmış kafayı...
Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar
vermiş...
Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş.Fakat mutlaka bir cevabı olmalı
diyormuş...Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş...
Köy,kasaba,ülke dolaşmış, bu arada zaman da durmuyor tabi ki...
Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona -Şu karşı ki
dağları görüyor musun,orada yaşlı bir bilge yaşar! İstersen ona git, belki
o sana aradığın cevabı verebilir . " demişler.
Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilge'nin yaşadığı eve ulaşmış adam.
Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş...
Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor
demiş... Adam kabul etmiş...
Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde
zeytinyağı doldurmuş.
Şimdi çık ve bahçede bir tur at, tekrar buraya gel ... Yalnız dikkat
et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesi n eğer bir damla eksilirse kaybeders in...
Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.Bilge bakmış "evet"
demiş "kaşıkta yag eksilmemiş", "peki bahçe nasıldı?"
Adam şaşkın... "Ama" demiş, "ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki"...
"Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi
inceleyip gel" demiş Bilge...
Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş, muhteşem bir
bahçedeymiş çünkü...
Geri geldiğinde bilge, adama "bahçe nasıldı?" diye sormuş...
Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış...
Bilge gülümsemiş ,ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve eklemiş:
"Hayat senin bakışınla anlam kazanır; ya sadece bir noktayı görürsün
hayatın akıp gider sen farkına varmazsın...
Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın,
akıp giden zamanın anlam kazanır..."

"Hayatının anlamı senin bakışlarında gizlidir. .."





Uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

Değer bilmek... 
Biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?

Akşamüstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu?

Değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken birgün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katmıyor muyuz?

Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir.

Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskimeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün.

Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kitlenir.

Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.

Bazılarının gelecekte sandıkları 'BIRGÜN' geçmişte kalmıştır; oysa, hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzunuzun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip 'Nasıl olsa ileride birgün tekrar karşıma çıkar' dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir O, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...