16 Şubat 2013 Cumartesi

Yeditepe İstanbul

 

Anlamlarını bilmeden sevdiğimiz şarkılar var ya. İşte biz böyleyiz. Sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz. Hayat, sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer.

dizi

Milena’ya Mektuplar


Denize düşmüşüz sanki, elimizde olmadan oradan oraya sürükleniyoruz…Boğulmuyorsak, bu da kötülük olsun diyedir. 


Kar

 

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam.
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.


Özdemir Asaf

 

Senden yana olanların da, sana karşı olanların da bir değeri yok; seni anlamadıkça… 


Ayrı Yol

 

Kimse kendine benzemiyor. Herkes bir kalıp seçiyor, ona özeniyor; tamamıyla seçilmiş bir kalıbı kabulleniyor. Bununla birlikte, insanoğlunda okunacak başka şeyler var, buna inanıyorum. Cesaret edemiyorlar. Sayfayı çevirmeye cesaret edemiyorlar. Taklit kanunları; ben bunlara korku kanunları diyorum. Kendilerini yalnız bulmaktan korkuyorlar, ama kendilerini hiç bulamıyorlar. Bu ahlaki agorafobi bana iğrenç geliyor, korkaklıkların en kötüsü bu. Oysa insan hep yalnızken yaratmıştır. Ama burada yaratmak isteyen kim? İnsanın kendi içinde ayrı, farklı hissettiği şey, ender sahip olunan şeyin, herkese kendi değerini sağlayan şeyin ta kendisidir; işte bunu yok etmeye çalışıyorlar.


Pis Moruğun Notları


Onlar; rayların arasında yeni yerlerin, yeni istikametlerin, daha iyi kentlerin, daha iyi aşkların, daha iyi talihin, daha iyi bir şeylerin beklentisi içinde vagon seçerken ben soyunup yatağa girdim… 
Daha iyisini asla bulamayacaklar, aramaktan asla vazgeçmeyeceklerdi…
    Uyudum.



Nişanlıya Mektuplar

  'Ruhun varlığı aşkla orantılıdır!' 

Hiç beklemediği bir anda, hep beklediği biri çıkabiliyor insanın karşısına. Büyük aşklarda hep böyle olmuştur durum. Umutlar tam da tükenmek üzereyken, vuslat'a dair ütopyalar oluşturulmuş; sevgiliye kavuşmak için tek çıkar yolun bir başka boyutta var oluş olduğuna kanaat getirilmişken duyurmuştur sesini mutlu son. Aşk yürekte bir çocuk gibi, ayrılık sürdükçe, kavuşmak imkansızlaştıkça büyümüştür sanki. Beklemenin aşka kattığı tadın farkına varan herkes, bunu doyasıya yaşamanın gayretinde olmuştur, çünkü, ruhunun varlığını en iyi, en sahici böylelikle anlayabilmiştir. 


Düşüş


Mutluluğunuzu, başarılarınızı, ancak başkalarıyla bol keseden paylaşırsanız hoş görürler. Ama mutlu olmak için başkalarıyla pek uğraşmamak gerekir.