Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Gülümse

 
 Yepyeni bir pencereden bak bu sabah hayata. Çocuk masumiyetiyle, bayram sevinciyle karşıla yeni doğan günü. Gülümse! Hayata, geçmişe, yarınlara, umutlarına gülümse!
Gönlünden ne geçiyorsa kalkıp onu yap. Kimsenin ne düşündüğünü umursamadan sadece sen istiyorsun diye olması gereken, yapılması gereken ve ertelenen ne varsa onu yap. Gülümse! Ama önce kendine…

Önce kendine değer ver ki anlamlı kılınsın her bir saniyen. Aldığın her nefesin amacına ulaşabilsin. İçindeki potansiyelin ve seni sen yapan bütün o küçük ayrıntıların farkına var ve tadını çıkar.

Hem sonra mutluluk zaten küçük ayrıntılarda gizli değil midir? Unutma, kimse senin kadar güzel gülümseyemeyecek bu sabah yeni doğan güne. Kimse anlayamaz ki seni senin kadar.

Ve kimse de sevemez senden başka böyle çıkarsız, saf, duru güzellikte seni.Hayatı, dahası kendini erteleme bu sabah.
Sadece gülümse, gerisi nasılsa gelir. Sımsıkı sarıl içindeki çocuğa.

Bak Gazali ne güzel anlatmış:- “Kendine değer ver ve gönlünü olgunlaştır. Çünkü sen bedeninle değil, ruhunla insansın.”


V for Vendetta

 
 replik...

Aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçekleri öğrenmişsinizdir...
Çünkü sözler yerine kaba kuvvet kullanılabilse de kelimeler kudretini hep koruyacaktır ! Kelimeler anlama ulaşmanın yollarını ve dinleyenlere hakikatin teleffuzu gösterir.
İnsanlar hükümetlerinden değil, hükümetler insanlardan korkmalıdır...
Korku, bu hükümetin esas aracı haline geldi.
Raslantı diye bir şey yoktur. Raslantı aldatmacası vardır.
Tanrı gibi ben de işimi şansa bırakmam ve rastlantıya inanmam...
Yeryüzündeki tek gerçek mutluluk, kendi sahte kimliğimizin zindanından kaçabilmektir.


Az eşya, az insan


 







Dışarıya kapanmak esasen içeri açılmaktır…Huzur mu istiyorsun? 
Az eşya, az insan…

Var Git Artık







hep susmak
susmak...yetmiyor bazen
işte bu yüzden
bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün
ozanlar herşeyi anlatmalı

Hayatın Kaynağı

 
Çevremizdeki insanlara bak. Neden acı çektiklerini, neden hep mutluluk arayıp bir türlü bulamadıklarını merak etmiştin. Bir insan şöyle bir durup kendi kendine, benim hiç kişisel anlamda gerçek bir arzum oldu mu, diye sorsa, cevabı hemen bulur. Bütün isteklerinin, çabalarının, rüyalarının, ihtiraslarının hep başka insanlardan gelme birer motivasyon olduğunu görür. Aslında çabaları maddesel bir zenginlik uğruna bile değildir; elden düşmecinin hayali sayabileceğimiz saygınlık içindir. Bir onay arar. Kendinin olmayan bir onay. 

Ne o mücadeleden bir keyif alır, ne de başardığı zaman bir sevinç duyar. Bir tek şey için bile, “Bunu isteyişim, kendim istediğim içindir; yoksa komşularım bana imrensin diye değil” diyemez. Ondan sonra da, neden mutsuzum diye merak eder. Mutluluğun her türü kişiye özeldir. En büyük anlarımız kişiseldir; kendimizden kaynaklanan bir motivasyondan ileri gelir; ona el sürülmez. Bizim için kutsal olan, değerli olan şeyler, herkesle paylaşılmayan, orta malı olmayan, çekip kurtardığımız şeylerdir. Oysa şimdi, içimizdeki her şeyi herkesin gözü önüne sermemiz, herkes ellesin diye ortaya açmamız isteniyor.

İnsanların kıskançlığı







İnsanların kıskançlığı, kendilerini ne denli mutsuz duyumsadıklarını gösterir. Başkalarının yaptıklarına ve ettiklerine sürekli dikkat ediyor olmaları, canlarının ne denli sıkıldığını gösterir.