3 Ocak 2013 Perşembe

Farklıysan




Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun.

Antonius ve Kleopatra



yaradılışımızın garip bir cilvesi de bu
en isteyerek yaptığı şeylerden
pişmanlık duyuyor insan

sevgide ölçü mü aranır
dilencilerin olsun öyle sevgi

kötü haber dert açar getirenin başına

işlenmeyen düşünce tarlasını yaban otları sarar
kötülüklerimizi yüzümüze vurmaksa
düşünce tarlamızı sürmek gibidir

hor görüp başından attığını
yok olunca yeniden bulmak istiyor insan
bugün en çok sevdiğimiz şey dönüp dolaşıp
en az sevdiğimiz şey oluyor yarın

durgunluğun paslandırdığı yürekler
belalı da olsa bir değişiklik özlüyor

tanrı yardımı geç gelir; ama gelmemezlik etmez

her gün hangi meseleyi çıkarırsa ortaya
onun sırası gelmiş demektir

yaş yıpratamaz o kadını
alışkanlık tüketemez sonsuz değişmelerini
başka her kadın uyandırdığı isteği doyurup giderir
o en çok doyurduğu zaman acıktırır insanı

elleri ne yaparsa yapsın yüzleri dürüsttür insanların

büyük işler ikinci adama çok görülür; bunu bil
buyruğunda olduğumuz komutan uzaktayken
bize fazla ün kazandıracak bir işi yapmamak
yapmaktan daha iyidir

gösterilmeyen sevgi, çok kez sevgi olmaktan çıkar

zaman, haber doğurma sancıları içinde
her dakika yumurtluyor bir tane

ağlama sakın, bir damla gözyaşın senin
kazanıp yitirdiğim her şeyden üstündür

kudurmuş öfke korkusuzluğa varan bir korkudur
güvercin de bu hale gelince saldırır şahine

yiğitlik akla kafa tutar oldu mu
kendi kullanacağı kılıcı kendi körletir

büyüklüğün elden gitmesi daha acı gelir
canın bedenden çıkmasından

hayır, umut istemem artık, en olmayacak
en korkunç ne gelecekse buyursun gelsin başıma
ama umut eksik olsun! acımız bahtımıza denk
bu acıyı verenin kendisi kadar büyük olmalı

ama ey tanrılar, insan kalmamız için
biraz kusur katarsınız hep mayamıza

yılan dediğin yılanlığını hiç şaşmaz, yapar

tanrılar niçin yükseltir insanları
bir gün onlara kızmaya hak kazanmak için

böyle birden yok oluveriyorsa insan, ey dünya
vedalaşmak bile gerekmez seninle


Amadeus





replik...

Zevk sahibi bir kadını yalnızca yetenek cezbeder.

Jordan Maxwell

Çocuklarınızın eğitilmesini istemiyorlar. Çok fazla düşünmenizi istemiyorlar. Bu yüzden ülkemiz ve tüm dünya gün geçtikçe eğlenceyle, medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, uyuşturucuyla, alkolle ve aktivitelerin her çeşidiyle dolu hale geldi, insanların zihnini meşgul tutmak için. Yani çok fazla düşünmeniz, önemli insanların işine gelmiyor. Uyanmanız ve anlamanız gerek ki, hayatınızı yönlendiren insanlar var ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Perdenin arkasındaki adamların istediği en son şey, bilinçlenmiş ve düşünme yetisine sahip bir toplum. Bu yüzden sürekli olarak düzmece bir yaşam, din, medya ve eğitim yoluyla bizlere sunuluyor. İlginizi dağıtmak ve sizi her şeyden habersiz bırakmak istiyorlar. Ve gerçekten de bu işi iyi yapıyorlar.


Zeitgeist Filminden - Weebly

 

Çıkar İlişkileri

Mutluluk öğretmeni Epikuros, insan gereksinimlerini doğru ve güzel bir biçimde üç sınıfa ayırdı. Birinciler doğal ve zorunlu olanlardır: Bunlar, karşılanmadıklarında acı çekmeye neden olurlar. O halde bu sınıfa salt victus et amictus (beslenme ve giyinme) girer. Bu gereksinimleri karşılamak kolaydır. İkinciler ise doğal ama zorunlu olmayanlardır: Bu da cinsel doyum gereksinimidir; bu gereksinimi doyurmak daha zordur. Üçüncüler, ne doğal ne de zorunlu olanlardır: Bunlar lüks, zenginlik, şatafat ve gösteriş gereksinimleridir; sonsuzdurlar ve karşılanmaları çok zordur.


Kirpiler ve İnsanlar Üzerine

Çok soğuk bir kış günü üşüyen kirpiler birbirlerine iyice sokulurlar, soğuktan ve donmaktan korunmak için, ama bir süre sonra birinin dikenleri diğerine batmaya başlar. Birbirlerinden iyice uzaklaşırlar, bu seferde soğuğun etkisi hissedilir. Her seferinde aynı olay tekrarlanır, üşüyünce birbirlerine yapışan kirpiler, dikenler batınca birbirlerinden fazlasıyla uzaklaşırlar, ta ki hem soğuktan etkilenmeyecekleri hem de birbirlerine dikenlerini batırmayacakları orta bir mesafe bulana kadar. İnsanlar da kendi monotonluklarından, tek başınalığın boşluğundan kurtulmak için birbirlerine yaklaşırlar, ama çirkin alışkanlıkları ve dayanılmaz hataları onları birbirlerinden uzaklaştırır. Orta mesafe ise nezaket ve iyi ahlaktır.

Clarıssa

 Anonim İnsanlar...
Güçlü olan biziz. Yalnızca basit insanlar, sessiz olanlar, hırslı olmayanlar; sadece onlar bir araya gelmiyor, dünyamızın bahtsızlığı da budur işte. Onlar anonim olarak kalıyor, birbirinden hiçbir şey istemeyenler, orada burada birkaç iyi insanın var olmasının yeterli olduğuna inananlar ciddi ciddi bir arada olmayı bile mutluluk olarak görüyorlar; herhangi bir çıkar düşünmeden. Dünyada ortak çıkarı olan insanlar her yerde bir araya geliyorlar. Sessiz ve huzurlu yaşamak dışında başka bir düşüncesi olmayan o anonim insanları bir araya getirmek istesek dünyanın en büyük gücü olurdu. Devlet çıkarları, sınıf çıkarları, bunların hepsi uzayda birbirine çarpardı. Mütevazı olmayı öğrenmeliyiz; daha küçük ölçeklere, küçük birliklere, gruplara yönelmeliyiz. Büyük halkalar çöktüğünde onlar birbirine tutunacaktır.