22 Aralık 2012 Cumartesi

Bir Kızılderili Masalından






Git dağın doruğuna çık,
Benim etimden olan çocuk,
Gökkuşağı Savaşçısı olmayı öğren.
Çünkü ancak sevgi ve sevinci başkalarına
yaymakla bu dünyada nefretin
yerine anlayış ve şevkat
getirilebilir, savaş ve yıkım son bulur.


Let the Sun Shine In




Toprak Ana





Mutluluk, benim anladığım gerçek mutluluk, yaz yağmuruna benzemez, umulmadık anda birdenbire boşanmaz insanın tepesinden. Azar azar gelir, insanın hayata ve çevresine karşı davranışları getirir mutluluğu, azar azar, birike birike. Gerçek mutluluk böyle doğar…

Varlık ve Zaman




Sıkıntı, korku ile karıştırılmalıdır. Korkunun dünyanın ya çevresel yahut birlikte bulunma bölgesine belli bir objesi bulunur. Bir âlet, bir eşya yahut bir şahıs korkunun kaynağını teşkil eder. Halbuki sıkıntının kaynağı belirsizdir ve lokalize edilemez. Bu kaynak, yokluktur. Yokluk ise hiçbir zaman objektif hale getirilemez ve  kavramlaştırılamaz.




 

Doğunun Limanları



Hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa … hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın bir oyun olduğunu söyle. Zevk verici ve acı çektirici bir oyun, inanç ve aldatma oyunu, maskeler oyunu, onu sonuna kadar oyna, ister oyuncu olarak ister izleyici olarak.

*
Aşk ilk günki gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir.