21 Kasım 2012 Çarşamba

Gerçeğin düşmanı tabular ve inançlardır. Düşünün


*Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki!
*İnsan sıkı tutmalı yüreğini; çünkü gitmesine izin verirse, çok geçmeden aklı da gider peşinden.
*En derin yaralarla başlar en derin gülücükler.En yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.
*Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.
*Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz. 
*Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az.
*Gerçeğin düşmanı tabular ve inançlardır. DÜŞÜNÜN.. 
*İçine koyacak bir şeyiniz varsa, bir günün bin cebi vardır. 
*Merhameti öldürün.
*Yaratıcılık ve keşif acıda ve yalnızlıkta saklıdır. 
*Yüksek sesle konuşanlar ince konuları düşünemez.
*Zorla alabileceğin bir hakkın, sana verilmesine izin verme. 
*Kaya gibi; Neysen  O ol. 
*Sanat hakikatten daha degerlidir. 
*Neden'i olan nasıl'a katlanır.
*İnsanlar eşit değildirler.
*Uçurumları sevenin ,kanatları olmalı.
*Tek bir şey olabilmek,tek bir şeye varabilmek için çok yerde, çok şey olmak, bu bendeki sagduyudur.
*Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. Daha alçağını değil.
*Müziksiz hayat hatadır.
*Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç degilse bilgi savaşçıları olun.
*Yükselmek için yalnız kendi gücünüzü kullanın, başkasının sizi yükseltmesine fırsat
vermeyin.
*Yiğitlik ; en büyük korkunun ve en büyük ümidinin üstüne üstüne gitmektir.
*Uçuruma gözlerinizi dikip baktığınızda, uçurum da sizin içinize bakmaya başlar.
*Sosyalistlerin üslubu, umudları ve hayalleri, zararsız koyun mutluluğunun bir ifadesidir. 
*Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak
gerekir.
*Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.
*Sahip olmak ve daha çoğuna sahip olmayı istemek ,tek kelimeyle büyümektir. Bu hayatın kendisidir.
*Kimine göre yalnızlık,hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.
*Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşüncelerinizin uğruna. Düşünceleriniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlıkları atmalıdır bunun için.
*Kutsal olan gerçekler değil kişinin kendi gerçeği için çıktığı arayıştır.Neysen o ol. 
*İnsana göre maymun nedir? Gülünecek bir şey ya da acı bir utanç...İşte üstinsana göre de insan aynen böyle olacak ; Gülünecek bir şey ya da acı bir utanç! 
*Kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermeli ama gideceği yolu seçmemelidir.
*Kopyalar Hiç de seyrek olmayan ölçüde, önemli insanların kopyalarıyla karşılaşırız ve yağlıboya tablolarda olduğu gibi, burada da çoğu insan orijinallerden değil kopyalardan daha çok haz almaktadır.
*İnsan da ağaca benzer, ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlıklara, derinliğe, kötülüğe.
*İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır.
*Az bilen ve az düşünen çok konuşur.
*Acı çeken dostuna dinlenmesi için yer göster ama dikkat et yatak sert olsun. 
*Başarının sonu yalnızlıktır. 
*Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha öte bir şey. 
*Ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı nice olurdu mutluluğun
*İyi olan nedir? Kudret hissini , kudret iradesini , insanın içindeki kudreti yükselten her şey! Kötü olan nedir? -Zaaftan çıkan her şey!
*İnsandaki güçlü ve ulu olan her şey insanüstü ve dışsal olarak düşünüldü.İnsan kendini çok küçümsedi.Kendindeki iki yanı birbirinden ayrı iki alana böldü insan ; Değersiz ve güçsüz yanı ile güçlü ve şaşırtıcı yanını..İlkine insan dedi , ikincisine ise Tanrı!
*Bence hayatın kendisi gelişme içgüdüsü , idame içgüdüsü , güçlerin biriktirlmesi içgüdüsüdür : Güce yönelmenin olmadığı yerde çöküş vardır.İddaam şudur ki,insanlığın yüce değerlerinde işte bu yöntem esiktir ; en kutsal isimler altında hüküm süren değerler , çöküş değerleri , nihilist değerlerdir. 
*Bizi farklı kılan şey , tarihte , doğada veya doğanın arkasında hiçbir Tanrı'yı tanımamamız değildir. Bizi farklı kılan , Tanrı diye hürmet edileni Tanrı'ya benzer bulmamamızdır. 
*Biz , tekrar ahlaktan arıtılmış olan dünyada yaşamaya cesaret eden az ve çok sayıdakiler ; Biz putperestler! İnanca göre ; Olasıdır ki biz , pagan inancın ne olduğunu ilk kavrayanlarız. İnsanın kendisi için daha yüksek varlıklar tasarlaması , lakin O'nu iyinin ve kötünün öte yanında görmesi sözkonusudur.Her yüksek olmanın , ahlaksız olarak takdir etmek mecburiyetinde kalınması sözkonusudur.Biz , "Olimpus"a inanırız! Çarmıha gerilene değil!
*Bakın! Size "Üstinsan"ı öğretiyorum.Üstinsan yeryüzünün anlamıdır. İsteminiz desin ki ; Üstinsan yeryüzünün anlamı olacaktır!
*Av ve zafer için tutkuyla donanan görkemli yırtıcı hayvan, sarışın canavar görmezlikten gelinemez. Bu gizli temel, zaman zaman patlar, hayvan tekrar vahşete döner. Romalı, Arap, Alman, Japon soyluluğu, Homeros'un kahramanları, İskandinav Vikingleri ... tümü de bu gereksinimi paylaşıyorlardı.Nereye gitseler arkalarında "barbar" kavramını bırakan bu soylu ırklar, en yüksek kültürlerinde bile, bunun bilinçliliğini gösteriyor, gururunu taşıyorlardı. insanlar doğar,büyür,yaşar ve ölürler önemli olan çok yaşamak değil yaşadığı sürece fazla birşeyler yapabilmektir.
*Ah!..En yüksek umutlarını kaybeden soylular tanıdım ben.Şimdi kara çalmaktalar tüm yüksek umutlarına. Artık küstahça yaşıyorlar,anlık hazlar içinde , ve ertesi güne dair hedefleri yok neredeyse..."Ruh , şehvettir!" .... böyle derlerdi.Bu sırada kırıldı ruhların kanatları ; şimdi yerlerde sürünüyor ruhları ve kirletiyor kemirdiği her şeyi.. Bir zamanlar kahraman olmayı düşünüyorlardı...şehvet düşkünüler şimdi.Kahraman , artık onlar için bir kasvet ve dehşet!Fakat sevgim ve umudumla sana yemin ederim : terk edip gitme ruhundaki kahramanı!Kutlu tut en yüksek umutları! 
*Gelenek nedir? Bize yararlı olan şeyleri emrettiğinden dolayı değil, bize emrettiğinden dolayı itaat ettiğimiz yüksek bir otoritedir. 
*Geliştirmiş olduğumuz tüm değerler, dünyanın gerçek doğasını görmemizi engellemek amacıyla geliştirilmiş araçlardan başka hiçbir şey değildirler. 
*Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayak üstünde.Sorun bu zaten, başkasıyla olmak, başkasının olmak değil.Kendi başına başkasıyla , başkasıyla kendin olmak.  

Karakterim ve Tavrım



Karakterim ve tavrımı birbirine karıştırmayınız. Karakterim 'kim olduğumla' ilgilidir. Tavrım ise sizin 'kim olduğunuzla !.. 
laedri

Öğrenilmiş Çaresizlik


Bilim adamları köpekbalıkları üzerinde deneyler yapmışlar. Köpekbalıklarını büyük bir akvaryuma koymuşlar. Akvaryumun içine köpekbalıklarının yemeyi çok sevdikleri küçük balıklardan atmışlar. Tahmin edeceğiniz gibi köpekbalıkları, o küçük balıkları büyük bir iştahla yiyip bitirmişler. 

Sonra akvaryumu cam bir levha ile ikiye ayırıp bir tarafa köpekbalıklarını diğer tarafa küçük balıkları koymuşlar. Köpekbalıkları küçük balıkları yemek için her hamle yaptıklarında, burunlarını cam levhaya çarpıyorlarmış. (En hassas yerleri burunları olduğu için de canları oldukça yanmış olsa gerek.)

Bir süre sonra cam levhayı kaldırmışlar. Ama küçük balıklar neredeyse ağızlarının içinde yüzmelerine rağmen, büyük balıklar onları yememiş. Bilim adamları bu duruma "Öğrenilmiş Çaresizlik" diyorlar.

Eğer "Yapamam" diyorsanız siz de bir öğrenilmiş çaresizliğin içindesiniz demektir. Yapamayacağınıza inanarak içinizdeki çocuğu ve gençliğin coşkusunu derinliklerinize gömüyorsunuz. Olayların içeriğini belirleyen, bizim onlara olan yaklaşımlarımızdır. Zor diyorsak zordur, kolay diyorsak kolaydır. İşte bu kadar! Hiçbir şey göründüğü kadar karmaşık değildir; pireyi deve yapmadığımız sürece!

Bu sebeple tek yapmamız gereken "Neden Olmasın?" diye sormak. Bu soruyla başlayacak ve yeni bir başlangıçla sonlanacak gününüz. Haydi, durmayalım soralım kendimize: "Neden Olmasın?".